Anasayfa » Tiroid » Tiroid Kanseri Risk Faktörleri Tiroid Kanseri Tipleri

Tiroid Kanseri Risk Faktörleri Tiroid Kanseri Tipleri

TİROİD KANSERİ RİSK FAKTÖRLERİ

  1. Benin (iyi huylu) tiroid hastalığı: 1 cm üstündeki tiorid nodülleri. tiroid kanserlerinin 5’te 1’i, tiroid nodülü, guatr (boyunda şişme) ya da tiroid enflamasyonu öyküsü olan kişilerde ortaya çıkar.
  2. Radyasyon maruziyeti: boyun bölgesine uygulanan radyoterapi tiroid kanseri riskini artırır.
  3. Aile öyküsü: bu durum, medüller tiroid kanseri için özellikle geçerli bir risk faktörüdür. RET onkogeni olarak adlandırılan ve kalıtımla nesilden nesile aktarılan genin bulunduğu kişilerde medüller tiroid kanseri riski artmaktadır. Bu durum, diğer bezlerde başka kanserlerin gelişmesi riskiyle ilişkili sendrom kapsamında ortaya çıkabilir. Ailesinde medüller kanser öyküsü olan bir kişi, söz konusu kusurlu geni taşıyıp taşımadığını öğrenmek için test yaptırabilir. Kalın bağırsakta görülen familyel (ailesel) adenomatör polipoza neden olan gen de tiroid kanseri riskini biraz artırmaktadır.
  4. Obezite: bazı çalışmalarda, tiroid kanseri riskindeki artışın obeziteyle ilişkili olduğu bulunmuş olduğundan dolayı, dengeli bir diyet ve egzersizle risk azaltılabilir.

TİROİD NODÜLLERİN TEDAVİSİ

Cerrahi Tedavi

Cerrahi tedavi gerektiren durumlar aşağıda sıralanmıştır :

• Tiroid İnce İğne Aspirasyon Biopsisi sonucu malign veya malignite yönünden şüpheli olan nodüller.

• Disfaji, dispne, disfoni gibi bası semptomlarının varlığı.

• Büyük toksik nodüle bağlı hipertiroidi veya MNG’ye hipertiroidi eşlik ediyor ise.

• Nodülün boyutunun 3 cm ve üzerinde olması.

• En az üç kez yetersiz, nondiagnostik TİİAB sonucu.

• L-T4 tedavisi altında veya ilaçsız takipte büyüyen nodüller.

• TİİAB sonucu benign de olsa, malignite yönünden klinik şüphenin devam etmesi.

Tiroid Nodüllerinde Cerrahi Tedavi

1. İnce iğne aspirasyon biyopsisi sonucunda kanser tespit edilmişse,
2. Kanser açısından şüpheli hücreler saptanmışsa,
3. Soluk veya yemek borusuna bası yapması sonucunda hasta nefes alma sorunu yaşıyorsa, konuşurken veya yemek yerken yutkunma probleminden şikayetçi ise,
4. Tiroit hormonunu fazla salgılayan ve toksik adenom olarak adlandırılan iyi huylu nodüller varsa,
5. İlaç veya nükleer tıp tedavisi ile kontrol altına alınamayan hipertiroidi (tiroid hormonlarının çok çalışması durumu) tanısı konmuşsa,
6. Dışarıdan bakıldığında boyun bölgesinde şişlik belli oluyorsa ve hasta bundan estetik açıdan rahatsızlık duyuyorsa, ameliyat kararı alınıyor.

Medikal Tedavi

L-T4 Tedavisi: Sitolojik olarak benign olduğu gösterilmiş tiroid nodüllerinin medikal tedavisi için
L-T4 ile TSH süpresyon tedavisi yıllardır kullanılmaktadır. TSH tiroid follikülleri için majör bir stimülatör ve regülatördür. TSH süpresyonu ile var olan nodüllerin küçülmesi veya büyümemesi ve yeni nodül gelişiminin engellenmesi amaçlanır. Ancak bu tedavinin etkinliği yönünden literatür verileri çelişkilidir. L-T4 tedavisinin başarı kriteri altı aylık tedavi ile nodül çapının veya volümünün %50 oranında azaltılmasıdır. Dokuz çalışmanın sonuçlarını değerlendiren bir meta-analizde 6-12 ay L-T4 tedavisi ile nodül çapında %50 azalma olmadığı, ortalama %34 azalma olduğu belirtilmiştir. L-T4 tedavisinin otoimmün zeminde gelişen nodüllerde daha etkin olduğu ileri sürülmüştür (18). Klinik gözlemler, küçük (< 2 cm) ve yeni oluşmuş nodüllerde L-T4 tedavisinin daha etkili olduğunu, büyük ve fibrotik nodüllerde ise pek etkili olmadığını göstermiştir. Verilecek doz 1.5-2 µg/kg/gün olarak önerilse de, her hastada L-T4 dozu TSH düzeyine göre ayarlanmalıdır. Tedavi sırasında sT3 düzeyi normal değerler içinde, TSH’yi normal değerlerin alt sınırında (yaklaşık 0.2-0.4 IU/L civarı) tutulması önerilir. Koç ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada tiroid nodüllerin tedavisinde L-T4 düşük dozda (TSH- 0.4-0.6 IU/L arasında tutacak şekilde) ve yüksek dozda (TSH-≤ 0.01 IU/L olacak şekilde) verilmiş ve nodül volümünde benzer azalma saptanmıştır. Bu nedenle benign tiroid nodüllerin tedavisinde L-T4 verilecek ise, parsiyel TSH süpresyonu sağlanacak şekilde verilmesi genel kabul görmüş görüştür. L-T4 tedavisi verilsin veya verilmesin, benign tiroid nodüllü hastalar periyodik fizik muayene, TSH düzeyi ve USG ile takibe alınmalıdır. Takipte nodül boyutunda büyüme olmadıkça TİİAB tekrarı önerilmez.
L-T4 tedavisi altında olan veya ilaçsız takip edilen nodüllerde büyüme olursa TİİAB tekrarı ve cerrahi tedavi gündeme gelebilir. Yaşlılarda (> 50 yıl) ve postmenopozal kadın hastalarda atriyal fibrilasyon ve kemik kaybı oranı yüksek olduğu için tiroid nodüllerin tedavisinde L-T4 önerilmemelidir. Yine düşük etkinliği ve olası yan etkileri nedeniyle bu tedaviyi hiç önermeyen otörler de vardır.

Radyoaktif iyot tedavisi: Otonom fonksiyone tiroid nodüllerinde tedavi kararı tirotoksikoz varlığı ve/veya nodül boyutuna göre verilir. Küçük otonom fonksiyone tiroid nodüllerinde (< 2.5-3 cm) hipertiroidi gelişme riski %2-5 iken, 3 cm ve üzerinde olanlarda bu oran %20-30 olarak bildirilmiştir. Küçük otonom fonksiyone nodüllerde radyoaktif iyot tedavisi verilirken, büyük nodüllerde (3-4 cm ve üzeri) cerrahi tedavi önerilir.

Perkütan etanol enjeksiyonu ve laser fotokoagülasyon: Bazı merkezlerde kullanılan perkütan etanol enjeksiyon yöntemi, koagülasyon nekrozu yolu ile, uygulandığı nodüllerde küçülmeye neden olur. Cerrahi tedaviyi kabul etmeyen veya cerrahi tedavi için riskli hastalarda alternatif tedavi yöntemi olabilir. Yine bu durumlarda laser fotokoagülasyon (laser termal ablasyon) tedavi yöntemini kullanan merkezler vardır. Ancak bu tedavi yönteminin sonuçları ile ilgili henüz yeterli veri yoktur.

Tiroid kanserinin tipleri

  1. Anaplastik – hızlı gelişen nadir bir kanser tipidir. Çoğunlukla yaşlı insanlarda görülmektedir ve tedavisi zordur.
  2. Foliküler – daha az yaygındır, tiroid kanserlerinin %15’ini oluşturur. 50 yaş üzeri kadınlarda yaygındır.
  3. Lenfoma – tiroid bezinde lenfoma meydana gelmesi mümkündür. Lenfoma, immün (bağışıklık) sistemi hücrelerinde başlayan bir kanser tipidir.
  4. Medüller – aile öyküsü ile ilişkili olan nadir tipte bir kanserdir.
  5. Papiller – en yaygın tiptir, yavaş gelişir ve gençlerde görülür.

TÜMÖR EVRELERİ

Kanserin evrelenmesi, ne kadar büyük olduğunun ve yayılıp yayılmadığının belirlenmesi demektir. Evrelemede kullanılan başlıca teknikler TNM evrelemesi ve sayısal evrelemedir. TNM evrelemesinde; T, tümör, N, lenf nodu tutulumu ve M, metastaz demektir. Metastaz, kanserin vücudun diğer bölgelerine yayılmasıdır.

TEDAVİ

Çoğu hastanede, sizin için hangi tedavinin en iyisi olduğuna, farklı branşlardaki uzmanlardan oluşan multidisipliner bir ekip karar verecektir.

Bu ekip aşağıdaki branşları içerir:

  1. Cerrah
  2. Onkolog (kanser uzmanı)
  3. Radyolog (görüntüleme / tarama yapan uzman)
  4. Patolog (doku analizi ve hastalık uzmanı)
  5. Endokrinolog (hormonlar ve hormon bezleri konusunda uzman doktor)
  6. Uzman hemşire
  7. Diyetisyen
  8. Konuşma terapisti
  9. Psikolog / danışman
  10. Fizyoterapist

Papiller ve foliküler tiroid kanserlerinin tedaviyle iyileşme şansları çok yüksektir. Medüller tiroid kanseri de tedaviyle iyileşebilmektedir, fakat anaplastik tiorid kanserinin tedavisi çok zordur.

Cerrahi: Papiller, foliküler ve medüller tiroid kanserlerinin birinci basamak tedavisi çoğunlukla ameliyattır. Söz konusu ameliyatta tiroidin bir kısmı (hemitiroidektomi ya da lobektomi) ya da tümü (total tiroidektomi) alınmaktadır. Bazen, tiroid bezinin çevresindeki lenf nodlarının alınması da gerekebilir.

Kullanıcı Oyu:
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Yazıyı Oylayın)
Loading...
Op. Dr. Mehmet Çağlan Eroğlu
Op. Dr. Mehmet Çağlan Eroğlu
Genel Cerrahi Uzmanı Ankara Randevu Almak için TIKLAYINSoru Sormak için TIKLAYIN
İlginizi Çekebilir
Yorumlar
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Genel Cerrah | Ankara